Ağır ticari araçlar sektörünün çevresel etkileri azaltmak ve enerji verimliliğini artırmak amacıyla sürdürülebilirlik yönündeki büyük dönüşümü, küresel ekonomiyi de önemli şekilde etkiliyor. Gerçekleştirilen sürdürülebilirlik yatırımları, maliyet tasarruflarını, yeni gelir kaynaklarını ve ekonomik büyümeyi teşvik ediyor. TAİD, sektördeki bu gelişmelerin, ekonomiye katkısını değerlendiriyor.
TAİD Başkanı Burak Hoşgören konuyla ilgili olarak; “Sektörün gelişimi için yürütülen sürdürülebilirlik çalışmaları, hem üretim süreçlerini hem de taşımacılık hizmetlerinin genel maliyetlerini etkiliyor ve yeni fırsatlar yaratıyor. Üreticiler olarak sürdürülebilir politikaları benimseyerek yeni teknolojiler ve çözümler geliştiriyoruz. Ticari araç kullanıcıları da bu sayede çevreyi koruyan bir yaklaşımla geleceğe hazırlanıyor” diye belirtti.
Verimlilik Artışı ve Yakıt Tasarrufu
Ağır ticari araçlarda sürdürülebilirlik çalışmaları, araç ve yakıt verimliliğini artırmaya yönelik teknolojik gelişmeleri de kapsıyor. Özellikle daha verimli motorlar, aerodinamik tasarımlar ve hafifletilmiş malzeme kullanımı, araçların daha düşük yakıt tüketmesini sağlıyor. Bu yönde yürütülen çalışmalar, üreticiler tarafından yatırım yapılması anlamına gelirken kullanıcıların ise işletme maliyetlerinde tasarruf yapabilmesi ile sonuçlanıyor.
Sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik büyük bir potansiyel taşıyor. Alternatif enerji kaynakları kullanan araçlar, fosil yakıt tüketimini azaltarak daha temiz bir çevre sağlıyor. Bu araçların kullanımı ise geleneksel içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla daha düşük işletme maliyetleri sunuyor. Alternatif yakıtlı araçların uzun vadede daha düşük yakıt tüketimi ve bakım maliyetleri, sektörde toplam işletme maliyetlerini önemli ölçüde düşürüyor.
Burak Hoşgören; “Düşük yakıt tüketimi, filolar için önemli bir maliyet ve dolayısıyla rekabet avantajı sağlıyor. Yakıt verimliliği arttırılmış yeni çekicilerin ortalama yıllık işletme maliyetleri, eski teknolojiye sahip araçlardan %15-20 daha düşük olabiliyor. Bu da sürdürülebilir çözümler için yürütülen uzun soluklu çalışmaların yine ekonomik bir yansıması oluyor” şeklinde açıkladı.
Yüksek Maliyetlere Karşı Uzun Vadeli Ekonomik Fayda
Ticari araç kullanıcıları, sürdürülebilir çözümleri tercih ederek yakıt tüketiminden tasarruf sağlamanın yanı sıra, işletim maliyetlerinde de ekonomik fayda elde ediyor. Sürdürülebilir araçlara yapılan yatırımlar, başlangıçta yüksek maliyetli olarak görülse de uzun vadede ciddi maliyet avantajları sunuyor. Yeni nesil araçlar, özellikle düşük bakım maliyetleri ve daha verimli yakıt tüketimi ile işletmelerin karlılığını artırıyor. Daha önce sektörde satın alma maliyetini dikkate alan bir trend varken günümüzde toplam sahip olma maliyetlerinin gözetilir hale geliyor.
Yeni Pazarlara Giriş ve İhracat
Burak Hoşgören; “Bu konuyu hem üretici hem de kullanıcı açısından değerlendirmek gerekiyor. Ağır ticari araç üreticileri, sürdürülebilir teknolojilere yatırım yaparak yeni pazarlara açılabiliyor ve ihracat fırsatlarını değerlendiriyor. Örneğin Türkiye gibi ihracatçı ülkelerde, çevre dostu araçların üretimi artarken, Yeşil Mutabakat doğrultusunda uluslararası pazarda rekabet gücü de yükseliyor. Öte yandan global araç üreticilerinin yaptığı ciddi sürdürülebilirlik yatırımları da Türk filolarının uluslararası pazardaki gücünü arttıryor. Böylece yeşil lojistiğe önem veren pazarlarda iş hacminin arttırılması yolunda ilerleniyor” açıklamasında bulundu.
Yeşil Dönüşüm ve İstihdam Yaratma
Sürdürülebilirlik çalışmaları, yeni teknolojilerin geliştirilmesiyle birlikte yeni iş fırsatları da yaratıyor. Örneğin elektrikli araçlara yapılan yatırım, batarya üretimi, şarj altyapısı, batarya geri dönüşüm sistemleri gibi alanlarda istihdam sağlıyor ve yeşil dönüşümle uyumlu bir ekonomi inşa edilmesine katkıda bulunuyor.
Ayrıca ticari araç üreticileri, üretim süreçlerinde de sürdürülebilir çözümlere odaklanıyor. Karbon ayak izini azaltmak adına üreticiler, fabrikalarında kullanılan enerji kaynaklarını optimize etmeye yönelik yatırımlar yapıyorlar. Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan fabrikalar, üretim süreçlerinin karbon emisyonlarını ve uzun vadeli enerji maliyetlerini azaltmak üzere çaba gösteriyorlar.
Burak Hoşgören; “Sektördeki sürdürülebilirlik dönüşümü, yalnızca çevresel etkilere katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kaynakların verimli kullanılması sonucunda ekonomik tasarrufu, ekonomik büyümeyi ve yeni istihdam yaratmayı da destekliyor. Alternatif yakıt çözümleri, ticari araç sektörü için önemli bir pazar fırsatı yaratırken, aynı zamanda bu alanda yeni iş kollarının oluşmasına da zemin hazırlıyor. Bu gelişmeler, yalnızca çevresel bir dönüşüm değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik hareketlilik yaratıyor” dedi.